23 Temmuz 2007 Pazartesi

PKO ve Adet Düzensizliği


Polikistik over (PKO) durumunda en sık görülen belirtilerden birinin adet kanaması düzensizlikleri olduğu sitenin diğer bölümlerinde vurgulanmıştı. Bu yazı, adet düzensizliğinin tanımını yapmak ve bu düzensizliğe götüren mekanizmayı anlatmak için hazırlanmıştır.
PKO’da en sık görülen adet düzensizliği şekli, yıllık görülen adet kanaması sayısının azalması veya ileri durumlarda kadının hiç adet kanaması görmemesidir.

PKO, yarattığı hormonal dengesizlikle yumurtlamanın devre dışı kalmasına neden olan bir durumdur. Bu da yumurtlamayla üretilmesi gereken progesteron hormonunun olmaması sonucu kadının adet döngüsü düzeninin bozulmasına neden olmaktadır.

Yumurtlama olduktan sonra salgılanan progesteron hormonu, yumurtlama öncesinde rahim iç tabakasını kalınlaştıran östrojen hormonunun burada yarattığı kalınlaştırıcı etkiyi karşılar ve gebelik oluşması durumunda bebek için elverişli bir ortam hazırlar. Progesteron hormonu yaklaşık 14 gün salgılandıktan sonra gebelik oluşmamışsa salgısı durur ve bu, kadının beklediği zamanda, düzenli bir adet kanaması görmesini sağlar. Yumurtlama olmadığında östrojen hormonu rahim iç tabakasını sürekli kalınlaştırır ve genellikle gecikmeli bir süre sonunda, beklenmedik bir şekilde ve genellikle normalden fazla miktarda bir “adet kanaması” olur.

PKO’da yumurtlamanın devre dışı kalması ve progesteron hormonu salgısının olmaması kadının adet göreceği zamanı algılayamamasına neden olur. Hemen her kadın adet kanamasından birkaç gün öncesinde göğüslerinde, kasıklarında veya vücudunun diğer bölümlerinde bir takım belirtiler hisseder ve kanama göreceğini anlar. Yine kanama olduğunda hemen her kadın kanama esnasında kaybedilen kanı azaltmaya yönelik olarak oluşan rahim kasılmalarını az veya çok kasıklarında bir basınç, çekilme veya ağrı şeklinde hisseder. PKO’da çoğu durumda bu belirtiler kaybolmuştur.

PKO’da yumurtlamanın düzenli olmaması nedeniyle rahim iç tabakası östrojen hormonu tarafından sürekli olarak uyarılır. Bu uyarılma tabakanın kalınlaşmasına neden olur. Kalınlaşma belli bir sınıra geldiğinde tabakayı besleyen damarlar ve östrojen seviyesi artık kalınlaşmış olan tabakanın ihtiyaçlarına cevap veremez ve genellikle gecikmiş bir şekilde ve genellikle normalden fazla kanama ortaya çıkar.

Bazı durumlarda adet düzensizliği kendini adet döngüsünün ortalarında ve her ay ortaya çıkan ek bir kanama (ara kanamalar) şeklinde gösterebilir. Bu durum da yine etkileri progesteron hormonu tarafından karşılanmamış östrojen hormonu fazlalığından kaynaklanır.

Adet döngüsünün, yani bir adet kanamasının ilk gününden diğer adet kanamasının ilk gününe kadar geçen sürenin 21-35 günler arasında olması normal kabul edilir. Ancak gerçek, yani yumurtlamalı bir adet döngüsü istikrarlı bir süreye de sahip olmalıdır. Örnek olarak son 6 ay içerisinde görülen adet kanamaları arasındaki süre, yani “döngü” 21-35 günlük normal sınırlar içinde görünmesine karşın, ayrıntılı inceleme döngülerin aslında düzensiz olduğunu (örneğin son 6 ayda 23, 32, 25, 30, 30 ve 34 günde bir adet görmüş olma gibi) gösterebilir. Bu örnek 6 aylık döngüler normal süreler içerisinde görülmesine karşın günlerin istikrarsız olmaları nedeniyle bir yumurtlama bozukluğuna işaret edebileceğini göstermesi açısından önemlidir.

Adet düzensizliği PKO’lu kadınların %90’ında görülen bir belirtidir. %10 kadın gerçekte PKO olmasına karşın düzenli adet kanaması görebilir ve hafif olan bu PKO olgularında yumurtlama da söz konusu olabilir.

PKO’da adet düzensizliği genellikle ergenlik döneminde başlar. Normal şartlarda ilk kanamayı takip eden adet kanamalarındaki düzensizlik en geç 2 yıl içinde kendini düzenli aralıklarla gelen adet kanamalarına bırakır. Kanamaların ilk başlarda düzensiz olmasının nedeni hormonal sistemin olgunlaşma sürecinde olması ve her döngüde yumurtlamanın olmamasıdır. Sistem olgunlaşınca adet döngüleri yumurtlama olmasıyla düzenli hale gelir. PKO durumunda bu düzen bir türlü oluşamaz. Bu dönemde adet düzensizliği nedeniyle doktora götürülen kız çocuklarına çoğu durumda “düzenleyici” ilaçlar verilir ve PKO’nun adet düzensizliği şeklinde verdiği bu belirti maskelenmiş olur. PKO çoğu durumda bu nedenle daha çok 20’li yaşlardan sonra tanısı konan bir durumdur.

Yukarıda bahsedilen adet düzensizlikleri dışında kalan hemen her tür adet düzensizliği ender de olsa bir PKO belirtisi olabilir.

Gecikmeli Adet Kanamalarının Diğer Nedenleri

Üreme çağında adet kanaması gecikmelerine sık rastlanır. Aktif cinsel yaşamı olan ve etkin bir korunma yöntemi kullanmayan kadında görülen adet kanaması gecikmesinin en muhtemel nedeni gebeliktir. İkinci muhtemel neden de herhangi bir şekilde o döngüde yumurtlama olmaması ve bu nedenle "rahim iç tabakasının kanamayla dökülmesinin" gecikmesidir. Düzenli adet kanaması gören bir kadında beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan gecikmenin nedeni stres, mevsimsel değişiklikler, mekan değişiklikleri olabilir.

ruhsal stres ciddi bir adet düzensizliği nedeni olabilir...

Bir kadında senede bir defa adet kanaması gecikmesi olması ileri inceleme gerektiren bir durum değildir. Ancak adet kanaması gecikmesi senede bir defadan daha sık oluyorsa, yani kadın seyrek adet kanaması görüyorsa veya uzun süreli kanama görülemiyorsa gerekli incelemeler yapılarak durumun açıklığa kavuşturulması ve tedavi edilmesi kadının genel sağlığı açısından çok önemlidir.

Adet kanaması gecikmesinin veya uzun süreli kanama görememenin diğer önemli nedenleri arasında aylık veya üç aylık "korunma iğneleri"'nin, kola uygulanan "korunma çubuklarının", ender durumlarda doğum kontrol haplarının içinde bulunan hormonların yan etkileri sayılabilir. Hipofiz bezinden düzenli hormon salgısını bozan bir etken adet döngüsünün bu aşamada "takılmasına" neden olur. Bu etkenler arasında en sık görüleni prolaktin hormonu yüksekliğidir.

Gebelik, adet kanaması gecikmesinin en sık görülen nedeni olduğundan ve basit bazı incelemelerle ortaya konabildiğinden ve saptandığında başka ileri inceleme yapılmasına gerek kalmayacağından üreme çağında olan ve aktif cinsel yaşamı olan bir kadında adet kanaması geciktiğinde araştırılması gereken ilk durum gebeliktir.

Yapılan jinekolojik değerlendirmeyle gebelik olmadığının saptanması durumunda var olan ek belirtiler de dikkate alınarak bir ön tanıya varılır ve kesin tanıyı koymak için hormon incelemeleri veya diğer bazı ileri incelemeler yapılır.

Sivilcelerden Kurtulmak İçin Yapılması Gerekenler




Sivilce veya tıbbi adıyla akne, en sık görülen cilt rahatsızlıklarından biridir ve ergenlik çağında insanların hemen tümü hafif veya ağır şekliyle bu sorunu mutlaka yaşamıştır. Sivilcelenme, polikistik overi (PKO) olan kadınlarda nispeten sık görülen bir sorundur ve bu yazı bu durum hakkında temel bilgiler vermeyi amaçlamaktadır.
Sivilceler Nasıl Oluşur?

Sivilceler cildin yağ bezlerinin bir hastalığıdır. Yağ bezlerinin cilde açılan kanalları tıkandığında sivilceler ortaya çıkar. Sivilceler en sık yüzde, alında, sırtta, göğüste ve omuzlarda oluşurlar. Estetik görünümün geçici olarak bozulmasına neden olabilecekleri gibi, şiddetli olan lezyonlar nedbeleşerek iyileştiklerinde kalıcı izler de bırakabilirler.

Yağ bezleri normalde sebum adı verilen bir madde salgılarlar. Bu salgı bildiğimiz yağ özelliklerini taşır ve amacı cildi korumaktır. Yağ bezlerinin önemli kısmı vücutta kıl köklerinin (foliküllerin) içinde yer alırlar ve salgı bu kıl kökünün yüzeyine olur. Herhangi bir nedenle sebum ("yağ"), bu kıl kökünün bulunduğu bölgeden dışarı açılamadığında bu bölgede birikir ve sivilce ortaya çıkar.

Kıl kökü tıkandığında içeride biriken bu sebum ve kıl kökü yenilenmesiyle normalde dışarı atılması gereken ölü hücreler atılamadığından içeride birikirler ve bakteriler için çok uygun bir besiyeri oluştururlar. Başta Propionibacterium Acne adı verilen bakteri olmak üzere çeşitli bakteriler tıkanmış folikül içinde çoğalmaya başlarlar. Bakterilerin çoğalırken salgıladıkları maddeler bölgede ödem, kızarıklık ve ağrı gibi iltihabi belirtilere yol açarlar. Belli bir aşamadan sonra kıl kökü içindeki basınç çok artar ve sivilce içeriği patlayarak cilde boşalır


Sivilce (bir başka adıyla akne, acne vulgaris) günümüzde en sık rastlanan cilt hastalıklarındandır. Bu yağ bezlerinin iltihaplı hastalığı genel olarak 30-35 yaşlarından sonra geçer. Ciltte sivilce oluşumunda kozmetik ürünlerin kullanımına dikkat edilmesi gerekir. Kullanılan ürünler sivilceyi besleyici özellikte olmamalıdırlar.

Sivilceleri sıkmak riskli bir uğraştır, iz kalabilir, iltihaplanma yayılarak artabilir. Yine de sıkılmadan durulacak gibi değilse bunu çok dikkatli yapmakta fayda var. İlk önce deri buhara tutulmalıdır. Uygun bir kabın içine kaynar su dökün ve üzerine kuru ot ekleyin (papatya, aynı safa, nane veya civanperçemi bitkilerinden birini seçin), yüzünüzü kabın üzerine yaklaştırın ve kafanızın üzerine havlu kapatın. 7-10 dakika böylece bekleyin. Unutmadan, bu işlem öncesi el ve tırnaklar iyice temizlenmelidir, varsa alkolle durulanmalıdır. Bunları yapmazsanız sıktığınız sivilcenin yerinde çıban oluşabilir. Kaş yaparken göz çıkarmamak lazım.

Deriyi buhara tutma işlemi tamamlandıktan sonra sivilceyi çok dikkatli bir şekilde sıkın. Sivilceyi sıktığınız kısmı alkolle silin. Bir süre sonra gözenek sıkılaştırıcı maskeyi kullanabilirsiniz: yumurta akı, 1 tatlı kaşığı bal, 1 tatlı kaşığı tuz; hepsini çırpın, yüzünüze maske olarak uygulayıp 25 dakika bekletin, sonra yıkayın. Veya bir başka maske tarifi: 1 tatlı kaşığı bal, 1 tatlı kaşığı tuz, 1 tatlı kaşığı maya, limon suyu, 1 tatlı kaşığı ılık su; hepsini karıştırın, yüzünüze sürün, 20-25 dakika bekletip yıkayın.

Yağlı ciltler alkol içeren losyonla veya karışımla günde birkaç kez silinmelidir. Bunu özellikle dışarıdan eve geldiğiniz zaman yapmaya gayret gösterin.

Haftada bir kez “tuzla tedavi” yapmayı deneyin. Banyodan sonra, pamuğu tuza batırın sonra yüzünüzü dairesel hareketlerle silin. Yüzünüzü yıkayın.

Sivilce tedavisi komplike bir şekilde gerçekleştirilmelidir, haricen kullanılan ürünler olduğu gibi, bazı ürünleri de dahilen kullanmalısınız. Sivilceden kurtulmak için öneriler:

- Beyaz lilyumun taze çiçeklerini şişeye koyun, üzerine alkol eleyin, her akşam bu karışımla yüzünüzü silin.

- Aloe yapraklarının suyunu kullanabilirsiniz. Aloe yapraklarını toplayın, yıkayıp 10 gün serin bir yerde saklayın. Sonra suyunu sıkın. Bu suyla yüzünüzü silin.

- Huş ağacı tomurcuğundan yapılan kompres sivilcelerden kurtulmaya yardımcı olur. 1 yemek kaşığı huş ağacı tomurcuğunun üzerine bir su bardağı sıcak su ekleyip 10-20 dakika kaynatın. Soğuttuktan sonra yüzünüze uygulayın. Tomurcukları çay gibi demleyerek içebilirsiniz de. Huş ağacı yaprakları da kullanılabilir. Yıl boyunca çayını için ve sağlıklı olun. Bu çayla ayrıca saçlar da durulanabilir.

- Sinirliotun taze sıkılmış suyuyla yüzünüzü silin, maske olarak kullanın.

- 2 çorba kaşığı yabani çuha çiçeği köklerine 1 bardak kaynar su ekleyin. 1 saat bekleyin. Süzüp cildinizi bu çayla silin.

- 1 çorba kaşığı mürver çiçeğine 1 bardak sıcak su ekleyin, demleyin. Günde 3 defa bu çayı bölerek için.

- Yabani kiraz çiçeklerini kaynatın, suyuyla yüzünüzü yıkayın.

- Çam kabuğu, tomurcuğu ve yapraklarını kaynatın, yüzünüzü yıkamak için kullanın. Banyo için de kullanabilirsiniz.

- 300 ml kaynayan suya acı pelin otunu ekleyin. Demleyin. Kompres olarak kullanın. Taze pelin suyunu maskelere ekleyin.

- Devetabanı yapraklarına sıcak su ekleyin (1:10), yağlı ciltler için maskelerde kullanın.

- 4 çorba kaşığı oğulotu (melisa) + 1 bardak kaynar su. Şişliklerde kullanabilirsiniz.

- 1 çorba kaşığı andız köklerine yarım litre sıcak su ekleyin. 5 dakika kaynatın. Süzün. Yüzünüzü yıkamak için kullanın. Taze halde maske yapımında kullanabilirsiniz.


İçecek Reçeteleri:



- 2 çorba kaşığı ısırgan yaprağına 2 bardak sıcak su ekleyin, 2 saat bekleyin. Günde 4 defa yarım bardak için.

- 1 çorba kaşığı karahindiba köklerine 1 bardak kaynar su ekleyin, 15 dakika kaynatın. 45 dakika soğutun, süzün. Ünde 3 defa yarım bardak, yemekten 15 dakika önce için.

- 3 ölçü andız kökü, 3 ölçü at pıtrağı kökü, 4 ölçü sarı kantaron otunu demleyin. Günde 2 bardak için.

- Dereotu tohumu, at pıtrağı kökü, meyan kökü, karahindiba kökü, akdiken kabuğu – eşit miktarda karıştırın, demleyin, yemekten yarım saat önce yarım bardak sıcak olarak için.

- Adaçayını çay veya kahve yerine için





Sivilcelere karşı diğer yöntemler:

- Yüz temizleme losyonu. 1 tatlı kaşığı papatya, 1 tatlı kaşığı sarı kantaron, 2 tatlı kaşığı kartopu çiçeği. 200 ml sıcak su ekleyip, kapağını kapatıp demleyin, 30 dakika bekletin. Yüzünüzü ılık karışımla silin.

- Maske. 1 tatlı kaşığı kartopu çiçeği, 1 tatlı kaşığı kalendula çiçeği ve 1 tatlı kaşığı tarla at kuyruğunu karıştırın. 200 ml sıcak su ekleyip kapağını kapatın. Patatesi haşlayın, suyunu süzün ve demlediğiniz çayı patateslere ekleyin, iyice ezin, maske hazırlayıp yüzünüze sürün. 15-20 dakika bekleyin. Ilık suyla yıkayın.

- Temizleme losyonu. 2 çorba kaşığı tarla atkuyruğuna 150 ml oda sıcaklığındaki suyu ekleyin, kapatıp bir gece bekletin. Sabah 1 kaşık karışıma 3 kaşık karpuz suyu denk gelecek şekilde karpuz suyu ekleyin. Yüzünüzü bu karışımla temizleyin.

- Domates maskesi. 2 çorba kaşığı domates rendesine 1 çorba kaşığı nişasta ekleyin, maske hazırlayıp yüzünüze uygulayın. 15-20 dakika bekletip soğuk suyla yıkayın.



Buz küpleri

Bazı şifalı bitkileri kullanarak buz küpleri hazırlayabilirsiniz. Buz küplerini sabahları kullanabilirsiniz. Onları yüzünüze sürmeniz cildiniz için yararlı olacaktır. Ancak eğer buzun cildinize iyi gelmediğini hissederseniz erimeye bırakın, pamuk yardımıyla yüzünüze sürün.

- Şerbetçi otu buz küpü. 1 kaşık şerbetçiotu kozalağına 50 ml sıcak su ekleyin, kapağını kapatıp 30 dakika demleyin. Buz kalıbına boşaltın. Ve dondurucu bölmeye yerleştirin.

- Kalendula yapraklarından buz küpü. 2 kaşık kalendula yaprağına 50 ml sıcak su ekleyin, kapağını kapatıp demleyin. Kalıplara boşaltıp dondurun.

- Adaçayı buz küpleri. 1 tatlı kaşığı adaçayı yaprağına 50 ml sıcak su ekleyin, 5-7 dakika demleyin. Dondurup kullanın.

- Dere otu tohumu buz küpü. 1 tatlı kaşığı dereotu tohumuna 100 ml sıcak su ekleyin, 15 dakika bekleyin. Süzüp soğutun ve kalıplara boşaltın.

- Meyve suyu küpleri. Bazı meyve ve sebzelerin suyunu dondurarak kullanabilirsiniz; Karpuz suyuna çok az tuz ekleyerek dondurun. 2 kaşık ayva suyu+2 kaşık maydanoz suyunu karıştırın. Buz kalıplarına döküp dondurun. Veya çilek suyuna kavun suyu ekleyin, karıştırıp dondurun.

- Gül küpleri. 3 tatlı kaşığı gül yaprağına 50 ml sıcak su ekleyin, kapatıp soğumaya bırakın. Soğuduktan sonra yapraklarıyla beraber kalıplara döküp dondurun.

Peeling Reçeteleri

Peeling cildi ölü hücrelerden, ufak kırışıklıklardan arındırarak cildi temizleme, yenileme işlemidir. Bu yazımdan ev koşullarında, elinizin altındaki malzemeleri kullanarak nasıl peeling maskeleri hazırlayabileceğinizi anlatacağım. Ama önce gelin, cildinize peeling uygulamadan önce nelere dikkat etmeniz gerektiği konusuna bir az değinelim.


Peeling yapma kılavuzu

1. Yüz peelingi için en ideal zaman uyku öncesidir. Yüzünüzü alıştığınız şekilde temizleyin, peelingi yüzünüze uygulayın ve 1-2 dakika dairesel hareketlerle hafif masaj yapın. İşlem bittikten sonra yüzünüzü ılık suyla yıkayın. Peeling sonrası besleyici krem (yada maske) sürün ve cildinizi dinlenmeye bırakın.

2. Peeling sonrası cilt taze ve yumuşak olmalıdır. Oluşan kızarıklıklar kısa bir süre sonra geçerler. Eğer peeling sonrası kızarıklıklar birkaç dakika içinde geçmezse, cildinizde yanma ve kaşıntı hissederseniz bu, ürünün cildinize uygun olmadığını bildirir. Bu durumda başka bir peeling yöntemi (daha hafif, daha uyumlu maddelerle) denemelisiniz.

3. El ve ayak peelinglerini manikür - pedikür sırasında, vücut peelinglerini duş veya banyodan sonra kullanmanız uygun olacaktır. Peeling sonrası cildinize süt veya krem uygulayın.

4. Peeling yöntemini haftada en fazla 1-2 defa denemelisiniz. Aksi takdirde cildinizin kendini koruması fonksiyonunu zayıflatmış olursunuz. Bu özellikle kuru ciltler için çok önemlidir.

5. Hassas veya sivilceli ciltlerde dikkatli olmalısınız. Peelingleri dikkatli ve haftada en fazla 1 kez kullanın.

6. Peelinglere ucuz ve etkili alternatif banyo lifi veya masaj eldiveni olabilir. Uzun olmaları sayesinde sırtınız gibi, vücudunuzun normalde ulaşamayacağınız kısımlarına ulaşabilirsiniz. Yalnız dikkatli olup cildi harap etmemek lazım.

7. Göz çevresinde peeling ürünü kullanılmaz.

Vücut Peelingi

Kışın derimiz bakımsız kalır, kaşınız, kızarır ve kurur. Yapmamız gereken cildimizi temizleyip,ölü hücrelerden arındırmak ve nemlendirmek. Bunun için de ev koşullarında kendi bakımımızı yapabiliriz.

Yoğurt Peelingi – 3 yemek kaşığı tuz ve 3 yemek kaşığı yoğurdu karıştırın, vücudunuza sürün, sonra ılık suyla yıkayın ve vücudunuza bal sürün. 5 dakika bekletip balı da yıkayın.

Lor Peelingi – 3 yemek kaşığı pirinç unu, 3 yemek kaşığı tuzsuz lor, 2 tatlı kaşığı zeytinyağı. Hepsini iyice karıştırın. Vücudunuza ve yüzünüze sürün. 15 dakika bekletip yıkayın.

Selülit probleminiz varsa aşağıdaki scrub reçetesi işinize yarayabilir.

Selülit Scrub: ¼ fincan taze öğütülmüş kahve çekirdeği, ¾ fincan şeker (varsa esmer olanı), 1 fincan badem yağı. Kaba kahve ve şekeri koyun, badem yağını da ekleyip iyice karıştırın, problemli bölgeye uygulayın. Bu scrubı yara bulunan deride kullanmak sakıncalıdır.

(Not: Selülitle ilgili daha fazla reçeteye Selülit Formülleri isimli yazıdan ulaşabilirsiniz.)

Yoğurt Peelingi -2-: Yarım bardak yoğurt, 100 gram tuz. Malzemeleri karıştırın, vücudunuza uygulayın. Sivilceli ve iltihaplı deriye uygulanmamalıdır. 10-15 dakika bekleyin. Daha sonra ılık suyla ıslatılmış sünger yardımıyla yıkayın.

Kahve Peelingi: 2 tatlı kaşığı kahve telvesi, 2 damla bitki yağı (paçuli uygun olabilir), 1 tatlı kaşığı yoğurt veya tatlı badem yağı. Hepsini iyice karıştırın. Duşun altına girin. Banyo süngerine duş jeli ve üzerine hazırladığımız karışımdan ekleyin. Vücudunuza yaklaşık 5 dakika boyunca uygulayın. Daha sonra soğuk suyla yıkayın. Sonuç: ipeksi ten ve harika bir koku. Yalnız dikkatli olun, güneşe çıkmadan önce turunçgil yağı kullanmayın, cildiniz farklı reaksiyon verebilir.

Lucy Liu Peelingi: Güzel film yıldızı Luci Liu’nun peeling tarifini uygulayabilirsiniz: Mısır unu ve kaynar suyu karıştırın. Duş sırasında vücudunuza masaj yaparak uygulayın. Ilık suyla yıkayın. Daha derin bir temizleme işlemi için mısır unu yerine deniz tuzu, su yerine zeytinyağı kullanın. Etkili bir peeling ürünü elde etmiş olursunuz.



Yüz Peelingi



Japon Peelingi: Pirinç unu ve sıcak suyu karıştırıp krem yapın, kalın bir tabaka olarak yüzünüze sürün, 10 dakika sonra yüzünüze dairesel hareketlerle masaj yaparak, ılık suyla yıkayın.

Ceviz Peelingi: (Hassas Ciltler İçin) 2 yemek kaşığı ceviz içi, yarım yumurta sarısı, 2 kaşık tereyağı. Cevizi un haline gelene kadar ezin, tereyağı ve yumurta sarısını ekleyin, karıştırın. Yüzünüze dairesel masaj yaparak uygulayın.

Meyve peelingi: Peeling olarak kullanmak için kivi ideal bir meyvedir. İçerdiği enzimler sayesinde ciltteki ölü hücreleri arındırır.

Fıstık Peelingi: (Yağlı Ciltler İçin) 2 yemek kaşığı fıstık, 2 tatlı kaşığı limon suyu, 2 tatlı kaşığı nar suyu. Fıstıkların kabuklarını temizleyin, un haline gelene kadar ezin. Limon ve nar suyu ekleyin, iyice karıştırıp yüzünüze uygulayın.

Canlandırıcı Peeling: Havucu rendeleyin, yarım tatlı kaşığı yulaf unu ekleyin, iyice karıştırın. Yüzünüze uygulayın.20-25 dakika bekletin, ılık suyla yıkayın.

Bal Peelingi: 2 yemek kaşığı arı balını sıcak su banyosunda eritin (benmari usulü), bir az soğutup, yarım limonun suyunu ve 1 yemek kaşığı buğday kepeğini ekleyin, ılık karışımı yüzünüze uygulayın, yarım saat bekletin, ılık suyla iyice yıkayın.

Lor Peelingi: 1 tatlı kaşığı pirinç unu, 2 tepeleme yemek kaşığı lor, yarım tatlı kaşığı zeytinyağı. Hepsini karıştırıp, yüzünüze uygulayın. 15 dakika bekletin.

Yumurta Peelingi: 1 yumurta sarısı, 1 tatlı kaşığı yoğurt, yarım tatlı kaşığı dövülüp un haline getirilmiş yumurta kabuğu. Hepsini karıştırın, maske olarak uygulayın. 20 dakika sonra çıkarıp besleyici krem sürün.

Kahve Peelingi: Kahve telvesini temizlenmiş yüze sürün. Kurumaya bırakın. Dairesel hareketlerle masaj yaparak çıkarın. Daha sonra yüzünüzü önce sıcak, sonra soğuk suyla yıkayın.

Şeker Peelingi: (Yağlı Ciltler İçin) Yüzünüzü bebek sabunuyla sabunlayın. Sonra toz şekeri dairesel hareketlerle yüzünüze sürün. 15 dakika kurumaya bırakın. Sonra yıkayın.

Turp Peelingi: 1 yemek kaşığı tuz, 1 yemek kaşığı turp rendesi, 1 yemek kaşığı bitkisel yağ, 3 damla nane yağı. Hepsini iyice karıştırın, tuzlanmaması için bekletmeden hemen yüzünüze uygulayın.

Hassas Ciltler için Peeling: Bitki yağı (lavanta, nane, gül, papatya birini seçin), yulaf unu (veya kepeği) ve jojoba yağı. Yulaf ununu az miktarda sıcak suda eritin, üzerine jojoba yağını ve bitki yağını ekleyin, karıştırın. Yüzünüze sürün, 10 dakika bekleyin. Sonra masaj yaparak ılık suyla yıkayın.

Sivilceli Ciltler için Peeling: elma, üzüm, kivi, lahana. Hepsinin suyunu çıkarın, temizlenmiş yüzünüze sürün ve 10 dakika bekleyin. Yıkayın ve sonra nemlendirici sürün.



El Peelingi



Elinizin derisi kuruysa taze salatalık sürüp bekleyin ve sonra yağlı besleyici krem sürün. Yoğurt veya bal maskesi de kullanabilirsiniz, 5-10 dakika bekletip yıkayın.

Ballı Yumurtalı Maske: yumurta sarısı, 1 yemek kaşığı bal, 1 tatlı kaşığı yulaf ezmesi. hepsini karıştırın, elinize sürüp 20 dakika bekleyin. Ilık suyla yıkayıp krem sürün.

Patatesli Maske: 3 patatesi haşlayın, rendeleyip süt ekleyin, püre yapın, 2 tatlı kaşığı salatalık veya limon suyu ekleyin. Karıştırıp elinize sürün. Soğuyunca ılık suyla yıkayın. Sonra soğuk suyla tekrar yıkayıp krem sürün.

Fazla zamanınız oksa, elinize yoğurt sürün, 2-3 dakika bekletin.

Bu kadar. Buzdolabını kapatın, artık güzelsiniz!

Zayıflamak İçin & Güzelleşmek için

Zayıflamak İçin

Kısa sürede oldukça zayıflatan diyetlere büyük bir talep var. Kimi diyetisyenler bu diyetlerin çok kısa sürede kilo verdirmesini sakıncalı bulsa da Amerikan Kalp Vakfı acilen kilo vermeleri gereken kalp hastalarına bu diyeti öneriyor.Ancak 35 yaş üstü kişilerin ve sağlık problemi olanların Amerikan Kalp Vakfı nın diyeti yapmamaları gerektiği baştan belirtiliyor. 3 günde tam 4.5 kilo verebileceğiniz bu diyeti üçüncü günün sonuda bırakmalı ve tekrar etmek istiyorsanız en az bir hafta ara vermelisiniz.


1. Gün

Kahvaltı Yarım greyfurt1 dilim tost ekmeği2 çorba kaşığı fıstık ezmesiŞekersiz çay / kahveÖğleYarım porsiyon ton balığı1 dilim tost ekmeğiŞekersiz kahve/çay/sodaAkşam2 dilim et1 tabak yeşil fasülye1 küçük elma1 tabak vanilyalı dondurma (3 top)

2. Gün

Kahvaltı1 yumurtaYarım muz1 dilim tost ekmeğiŞekersiz çay/kahveÖğle1 tabak lor peyniri3 tuzlu krakerAkşam2 sosis1 tabak brokoli veya karnıbaharYarım tabak havuçYarım muzYarım tabak vanilyalı dondurma (2 top)

3. Gün

Kahvaltı5 tuzlu kraker1 dilim cheddar peynir1 küçük elmaŞekersiz kahve/çayÖğle1 katı yumurta1 dilim tost ekmeğiAkşam1 tabak ton balığı1 tabak karnıbaharYarım kavunYarım tabak vanilyalı dondurma (2 top)

6 ÖĞÜNLE ZAYIFLAYIN

Ünlüleri zayıflatmasıyla tanınan Haluk Saçaklı, hazırladığı diyet programları ve beslenme düzenleme teknikleriyle son günlerde adından en sık bahsedilen obezite uzmanı. Haluk Saçaklı davranış düzenleme tekniklerini Vitrin okuyucuları için şöyle özetledi: "Dayanamadınız ve atıştırmaya başladınız. Hemen kalbinizin sesini dinleyin. Kalbiniz eğer atıştırma sonrası kendinizi daha kötü hissedeceğinize dair uyarılar veriyorsa hemen soluklanın ve ortamdan uzaklaşın.Lokmalar arasında çatalınızı bırakmanız, yemek sırasında durup şöyle rahatça sırtınızı sandalyeye dayamanız olumsuz duyguların uzaklaşmasını sağlayabilir. Yemeğe karşı oluşan bir anlık duygusal boşluk ortadan kalktığında kontrolün yiyecekte değil kendi ellerinizde olduğu anlayacaksınız.Acıkmadan yemeğe başlamak büyük hatadır. Zira yemeği kesmek daha zor olacaktır. Yemek yemenizin fiziksel açlıktan olduğuna karar verdiğinizde acele etmeden, neyi ve neden yemek istediğinizi düşünerek hareket edin.Açlık ve iştahı iyi ayırt etmek gerekir. Bu ikiliyi çok iyi kontrol etmek gerekir. Açlık var olma mücadelesinin tehlikeli bir sinyalidir. İştah ise haz gereksiniminin göstergesidir.Tüm bu duyguları frenlemek için her şeyden önce güçlü olmak zorundayız. Güçlü olmanın ilk yolu 'hayır' demesini bilmekten geçiyor."Örnek diyet programı:

Uyanınca 1 bardak oda sıcaklığında su
Kahvaltı.
1 porsiyon mevsim meyvesi. Şekersiz limonlu açık çay. 1 ince dilim kepek ekmeği. 1 kibrit kutusu büyüklüğünde yağsız beyaz peynir. 4 adet yeşil ya da siyah zeytin. 1 porsiyon domates - salatalık - yeşil biber

Kuşluk. 1 porsiyon mevsim meyvesi. 2 adet grisini lŞekersiz bitkisel çay

Öğle. 2 adet köfte büyüklüğünde tavuk veya peynir ilâveli 1 porsiyon yeşil salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağı ilave edin). 2 ince dilim kepek ekmeği. 1 su bardağı diyet yoğurt

İkindi. 1 porsiyon mevsim meyvesi. 1/4 sokak simidi. 1 kibrit kutusu büyüklüğünde yağsız beyaz peynir. Şekersiz limonlu açık çay

Akşam. 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış 1 porsiyon 4 yemek kaşığı mevsim sebzesi veya sınırsız mevsim salatası. 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış 1.5 su bardağı kepekli makarna ya da pilav veya 12 yemek kaşığı kuru baklagil. 1 su bardağı diyet yoğurt

Gece. 1 porsiyon mevsim meyvesi

Yatarken. 1 bardak oda sıcaklığında suSağlıklı yaşamanın birinci maddesi sağlıklı beslenmedir.Yediğiniz ve içtiğiniz gıdalara özen gösterdiğiniz sürece, hem fazla kilolardan kurtulursunuz, hemde sağlıklı bir yaşama kavuşursunuz.Buradaki diyet örnek olarak verilmiştir.Diyetin, doktor kontrolunda yapılması gerektiğini lütfen unutmayınız!!!

Suçiçeği Hastalığı Nedir?

Suçiçeği ya da varisella, herhangi bir yaşta ortaya çıkabilirse de daha çok çocuklarda görülen bir bulaşıcı hastalıktır. Bu hastalığın tipik özellikleri ateşle seyretmesi ve deride ortaya çıkan kabartılardır. Suçiçeği adının da bu kabartıların birkaç saat içinde içi saydam sıvıyla dolu kesecikler haline gelmesiyle ilişkili olduğu söylenmektedir.
Başlıca Nedenleri Bu hastalık özellikle on yaşın altındaki çocukları etkileyen salgınlar şeklinde ortaya çıkar. Varisella zoster virüsünden kaynaklanır ve olağanüstü bir bulaşıcılığa sahiptir. Her ne kadar bu hastalığı geçirmekle yaşam boyu bağışıklık kazanılırsa da, virüs uyku halinde bekleyip daha sonra yetişkinlik çağında kendini herpes zoster yani zona olarak gösterebilir. Suçiçeğinin Çocukluk Çağındaki Belirtileri Nelerdir? Enfeksiyondan sonra 14 ila 21 günlük bir kuluçka devresi vardır. Daha sonra çocuk ateşlenir ya da hafif bir titreme görülür veya kusma ile sırt ve bacaklarda ağrı gibi şikayetlerle kendini daha hasta hissedebilir. Hemen hemen aynı zamanda, sırt ve göğüste, bazen de alın çevresinde. Daha nadiren kol ve bacaklarda çok sayıda kırmızı ve kaşıntılı kabartı oluşur. Bu kabartılar birkaç saat içinde saydam bir sıvıyla dolu kesecikler haline gelir. Bu keseciklerin görülmesi birkaç gün devam eder ve ikinci günden itibaren içerikleri irine dönüşüp, bir iki gün içinde patlayabilir ya da kuruyup büzüşerek tepelerinde kahverengimsi kabuklar oluşur. Bu küçük kabuklar bir haftaya varmadan pullanarak dökülür ve iyileşme tamamlanır. Hastanın Çevresindekilerden Tecrit Edilmesi Gerekli midir? Hasta çocuk, döküntünün görülmesinden itibaren bir hafta süreyle ya da kesecikler kuruyuncaya değin, bu hastalığı geçirmemiş çocuklardan tecrit edilmelidir. Ancak, kabukların dökülmesini beklemeye gerek yoktur. Hangi Yaşlarda Görülebilir? Belirgin Olarak Görüldüğü Dönemler Var mıdır? Çoğunlukla; çocukluk çağında görülür. Kış ve ilkbaharın ilk ayları suçiçeğinin yaygın olarak görüldüğü aylardır. Yetişkinler Daha Büyük Risk Altında mıdır? Yetişkinler ve ergenlik çağındakiler çocuklara kıyasla daha ağır hastalık riski altındadırlar. Ağrı, ateşin süresi, kırıklık, kaşıntı gibi belirtiler daha şiddetli olur, döküntü daha geniş alana yayılır ve daha uzun sürede iyileşir ve hastalığın seyri daha uzun olur. Ayrıca, suçiçeği olan yetişkinler ve gençler için şiddetli komplikasyon riski daha yüksektir.

Alerjik Nezle

Alerjik Nezle

Alerjik nezle, hapşırma, burunda tıkanıklık, kızarıklık, kaşıntı ve akıntı ile seyreden ve toplumda sık görülen bir hastalıktır. Alerjik nezle mevsimsel bir seyir izleyebilir ya da belirtiler yıl boyunca hiç azalmadan devam edebilir.
Mevsimsel seyir izleyen tip daha sıktır, ilkbahar ve sonbaharda çeşitli polenlerin ortaya çıkması ile belirtilerde artış gözlenir. Yıl boyunca süren alerjik nezleye ise sebep olarak ev tozu gibi sürekli ortamda bulunabilen alerjenler gösterilmektedir. Alerjik nezlenin tedavisi için temel amaç alerjiye neden olan uyaranın ortamdan uzaklaştırılmasıdır. Polenlerden korunmak için bahar aylarında pencereleri kapalı tutmak ve hava filtresi kullanmak düşünülebilir. Sabah erken saatlerde, kuru ve sıcak havalarda dışarıya çıkmamak polenlerden kaçınmak için çözüm olabilir. Tatil zamanlarını bahar aylarının dışında planlamak da faydalı bir önlem olabilir. Evcil hayvanların tüy, salya, dışkı ve idrarları ile temas etmemeye özen göstermek gerekir. Ev ve işyerinde küf oluşmaması için gerekli önlemler alınmalıdır. Akarlar ev tozu üzerinde yaşarlar ve dışkıları ile alerjik nezleye neden olurlar. Akarları ortamdan uzaklaştırmak için düzenli olarak elektrik süpürgesi ile temizlik yapmak ve yatak takımları ile perdeleri sıcak suyla yıkamak yerinde olacaktır.

Saç Bakımında yapılan yanlışlar ve alınacak önlemler püf noktalar

Saçına kötülük etme

Saçınla barışık olmak için önce ona iyi davranmayı öğrenmen gerekiyor. Ona saygıda kusur etmez ve incitecek tavırlardan kaçınırsan, onun da seni mutlu etmemesi için hiçbir sebep kalmaz!


SAKIN YAPMA

Paket lastiği gibi üzeri kaplanmamış çıplak lastikleri toka niyetine kullandığında, saçlarına ne büyük bir eziyet ettiğini biliyor musun? Saç telleri rahatlıkla bu lastiğe dolanır; hem düğüm olur hem de çabucak kırılırlar.


DOĞRU OLAN

Saçını toplamak için lastik bir toka kullanmak istiyorsun, saçının sağlığı için üzeri kumaş ya da iplik dokuma olanları tercih etmelisin. Üstelik çeşitli renklerini bir arada kullanarak hoş şekiller yaratabilirsin.


SAKIN YAPMA

Saçını kuruturken, fönü çeşitli yerlerden gelişi güzel tutmamalısın. Bu uygulama saçın parlaklığını alır.

DOĞRU OLAN

Daha fazla parlaklık için saç kurutma esnasında yapman gereken, fön makinesini köklerden uçlara doğru tutarak kurutmak


SAKIN YAPMA

Saçını asla sırılsıklamken taramaya kalkma. Saç ıslak olduğunda üç kat daha zayıftır ve kırılmaya müsaittir.

DOĞRU OLAN
Banyodan çıktıktan sonra bir süre havluyla bekle. Nemi alınmış saç, taranmaya en uygun saçtır. Bu arada kullanacağın tarağın da geniş dişli olmasına dikkat et.